Bir Blogta Olması Gereken 5 Sayfa



 Blog sadece içeriğiyle değil sahip olduğu sayfalarla tam bir bütünlük oluşturur. Sadece makaleden oluşan, yazarının bilinmediği, iletişimin kurulamadığı bloglar  altlarda kalmaya mahkum olacaktır. Sağlıklı bir blogun sahip olması gereken sayfaları sizler için sıraladım. Oluşturacağınız sayfalarla işinizi daha ciddiye aldığınızı ve özen gösterdiğinizi hissettirebilirsiniz.

1)Hakkımda

  Çoğunlukla bloglarda önemsenilen ve oldukça ziyaretçi alan bir sayfadır. Bunun nedeni bence makalenin beğenilmesinden dolayı yazarının merak edilmesi olabilir. Bu sayfada kendinizden samimi ve içtenlikle bahsetmeniz sizi ziyaretçilerinizle yakınlaşmanızı sağlayacaktır. Ayrıca sadece kendinizden değil blogunuzun kuruluş hikayesinden, konusundan, gelecekteki hedeflerinizden de bahsederek etkili bir hakkımda sayfası oluşturmuş olursunuz.

2)İletişim

 İletişim sayfası fırsatların size gelebilmesi için onlara doğru yolu göstermektedir. İletişim sayfasında çok fazla detay vermek istemeyen yazarlar sadece e-mail verebilirler. Eğer işinizi profesyonelliğe taşımış veya bir hizmet vermekte iseniz detaylı bir iletişim formu koymanız her tür kanaldan müşterilerinizin veya ziyaretçilerinizin kolayca size ulaşması anlamına gelir. 

3)Gizlilik

 Google ile kullandığınız hizmetin (Adsense vb.) kullanıcılardan bazı bilgiler topladığını ve bunların nasıl toplandığı gibi konulardan bahseden önemli bir sayfadır. Ayrıca adsense başvurularında bulundurulmaması halinde başvurunuz reddedilir.

4)Yasal Uyarılar

 Yazdığınız yazıların korunmasına ilişkin bir sayfa hazırlayabileceğiniz gibi verdiğiniz linklerden,yapılan yorumlardan vb konularda sorumluluğunuz olmadığını sitenize bir sayfa olarak eklemenizi tavsiye ederim.

5)Kaynaklar

 Yazdığınız tüm yazıları tamamen kendiniz oluşturamazsınız bu bir gerçek bu yüzden kullandığınız her materyalin kaynağını eklemeniz materyalin sahiplerine saygı göstermeniz demektir.

2 yorum:

Ziyaretçiler Blogunuzdan Ne Bekler?




  Oldukça klişeleşmiş bir blog yazısının başlığı gibi görünen bu soru aslında yazarları derinden düşünmeye davet eden bir başlangıç kapısı hatta değişik türde blogların açılmasını tetikleyecek güçte bile olabilir.Ya da ziyaretçilerden önce bu soruyu kendinize uyarlayıp sorun "Siz bir blogdan ne bekliyorsunuz?" ancak öyle sadece "bilgi edinmek" cevabını vererek kurtulmaya çalışmayın işin içerisinden, daha  detaylı düşünün ister bir kağıda ister aklınıza yazın cevaplarınızı ve biraz daha kitlenizi genişletip arkadaşlarınıza sorun ve düşüncelerini alın.

  İşte ortaya çıkan bu cevaplar blogunuz için bir yazının konusu veya tamamen blogunuzun kendisini oluşturacak cevaplar olabilir. Belki tutacak bir fikri bile ortaya çıkarabilirsiniz. ,Denemekten zarar gelmez diyerek tüm arkadaşlarınıza hatta ailenize bile sorabilirsiniz. En basitinden örneklendirmek gerekirse şöyle örnekler verilebilir blog kurarken ve sonrasında blogger taktikleri veren siteleri neden takip ediyorsunuz çünkü deneyimli bir kişiden bilgiler alarak blogumu yükseltmek cevabı çoğu kişinin ağzından dökülecektir. Peki ya bir hobi edinmek veya sahip olduğunuz hobide kendinizi geliştirebileceğiniz blogların varlığından haberdar olsanız ziyaret etmeden durmanız mümkün mü tabi ki değil. Örnekleri ortaya çıkan cevaplarla kendiniz de çoğaltabilirsiniz.

 Burdan ulaşabileceğimiz sonuç herkesin bir ilgi alanının olduğu ve eğer biz aynı ilgi alanına sahip kitleye hitap edebilecek yazı yazarsak veya blog kurarsak başarılı olma oranımız artar.Tek ve basit ama amacı olan bu soru blogunuzu kurduktan sonra ziyaretçilerin ne istediğini daha iyi anlamak konusunda da size yardımcı olacaktır.

0 yorum:

Küçük ve Yetenekli Yerli Bilgisayar: Poyraz

mini yerli bilgisayar


 Mini bilgisayarlar insanlar tarafından pek bilinmeyen ancak sektörü ve meraklıları tarafından oldukça ilgi gören ürünler olup uygun fiyatlarıyla birçok işi yapacak kapasiteye de sahiptirler. Sektörün içinde birçok firma olmasına rağmen yerli üretim bir marka ya da  ürün bulunmuyordu ta ki Bilims ekibi tarafından Poyraz üretilinceye kadar.

 Tamamen türk mühendisleri tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Teknopark bünyesinde geliştirilen Poyraz adlı mini bilgisayar enerji tasarrufu konusunda gösterdiği başarıyla diğer rakiplerinden bir adım öne çıkıyor. Linux'un Tubitak tarafından geliştirilen sürümü Pardus ile gelen bilgisayar Türkçe dil desteğiyle de yerli kullanıcılara avantaj sağlıyor. Ayrıca diğer linux sürümleri ve android işletim sistemi ile uyumluluğu ile de geniş bir kitlenin kullanımına sunuluyor.



 Detaylara girip sizi sıkmak yerine bu mini bilgisayarı nerelerde kullanabileceğimiz konusunda birkaç örnek vermek istiyorum. Herhangi bir bilgisayar,TV vb. ekranlara bağlanarak medya merkezi olarak, yazdığınız programları çalıştırmak vb. amaçlarla kullanabilirsiniz. Ayrıca örnekleri çoğaltmak size kalmış yazılım dünyasında olduğu gibi örnekler ancak hayal gücünüzle sınırlandırılabilir.



 Üzerinde giriş çıkışları açık şekilde olacak şekilde bir kutunun içinde gelmekte olan bilgisayar böylece alınabilecek hasarlardan kurtulma şansını artırıyor. Fiyat  seri üretime geçip geçmeyeceğine göre şekillenecek olan mini bilgisayarın hakkında detaylı bilgiye bilims.com üzerinden ulaşabilirsiniz.

4 yorum:

Asus Zenmotion Nedir,Nasıl Kullanılır?

 

 Zenmotion ekrana elinizle harfler çizerek veya çift tıklayarak belirlediğiniz uygulamaları hızlıca açmaya yarayan Asus tarafından Zenfone 2 ailesi için geliştirilmiş bir özelliktir. Özelleştirilmeye müsait olan bu özellikle istediğiniz harfe istediğiniz bir uygulamayı atayarak işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca ekrana çift tıklayarak telefonu açma ve kapama özelliğini de menüden zenmotion ayarlarından aktif edebilirsiniz.

Zenmotion özelliğini kullanmak için:

Ayarlar>Zenmotion>Dokunma Hareketini açık konuma getirdikten sonra tıklayıp ayarlarına ulaşın

 Buradaki ekranı uyandırma ve askıya alma düğmelerini açık konuma getirirseniz çift tıklamayla ekranı kapatıp açabilirsiniz. Ekrana harfler çizip uygulamaları açmak için ise yine aynı işlemleri yapıp oradaki tüm düğmeleri açık hale getirin ardından üstüne gelip tıkladığınızda size bu harfe hangi uygulamayı atamak istediğinizi soracak burası size kalmış. Size  tavsiyem  uygulamaların baş harflerini vermeniz ki daha kolay hatırlayabilirsiniz.Böylece bu özelliği kullanabilir hale getirmiş olduk.

Zenmotion Avantajları

 Aslında avantajı tamamen kolaylık ve hızında kaynaklanıyor. Örneğin kamerayı acil kullanmanız gerektiğinde ekran kilidini açmadan "C" harfi çizerek hızlıca açabilirsiniz. Ya da küçük bir şey araştıracaksınız "w" harfi çizerek hemen tarayıcıya girebilir ve işinizi hızlıca halledebilirsiniz. Ekranı çift tıklatma ile açmak ve kapamak ise gerçekten güzel bir özellik şu an kullandığım Asus telefonda nerdeyse açma-kapama tuşunu hiç kullanmıyorum. Herhangi bir sorunuz var ise  yorumlardan sorabilirsiniz.



0 yorum:

Bilgisayar ve Telefon Ekranlarının Doğru Temizlenmesi İçin Öneriler


 

















 Teknolojik aletlerin kullanımından en büyük payı alanlar şüphesiz bilgisayar ve telefonlar. Evde,okulda ve birçok yerde kullandığımız bu cihazlar sürekli kullanımdan dolayı tozdan parmak izine birçok etkene maruz kalıp kirleniyorlar. Özellikle cihazların ekranları parmak izi nedeniyle bir zaman sonra bulanıklaşıyor. Bu durumda yapacağınız tek şey onları temizlemek olacaktır. Ancak temizleme işleminde dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Bunlardan ilki bilgisayar ve telefon ekranlarının çeşitli kimyasallara karşı hassas ve dayanıksız olması. Bundan dolayı izlemeniz gereken iki adım var.

1)Islak mendiller ekran temizlemek için üretilen ürünler değildir.
 Genellikle dışarıda olmamız sebebiyle ve kolaylığından dolayı hemen bir ıslak mendil alıp kirli bir ekranı pırıl pırıl ederiz. Ancak ıslak mendillerin ekran temizlemek için üretilen ürünler olmadığının farkına varmamız gerekir. İçerisinde barındırdığı kimyasallar sebebiyle cihazların ekranlarını temizlemesine rağmen ilerleyen zamanda ekranların üzerinde kalıcı lekeler oluşmasına sebep olabilir. Islak mendil yerine kuru ve yumuşak bir mendili nemlendirerek temizleme işlemini gerçekleştirmek oldukça sağlıklı bir çözüm olacaktır.  

2)Ekran temizleme setleri işe yarıyor mu?
 Elbette işe yarıyor peki normal bezle silmek varken neden bu setlere para verelim derseniz de cevabı bu setlerin daha etkili bir temizleme işlemi sağlaması. Aldığınız setlerin içerisinden çıkan sıvı normal sudan daha değişik bir yapıda olduğundan lekeleri çıkarmanın yanında hijyen de sağlayarak daha düzgün bir iş çıkarıyor. Ayrıca kutunun içinden çıkan bezlerin mikrofiber özelliğinin de olmasından dolayı çizilme gibi bir sorunla karşılaşmanızı da önlüyor. Fiyatları  tahminen 10-20  arasında değişiklik gösteren ürünleri internet üzerinden rahatlıkla edinebilirsiniz. Unutmayın aldığımız teknolojik cihazların her ne kadar dayanıklı olduğunu  bilmenize rağmen yanlış kullanım sonucu kalıcı sorunlarla karşı karşıya kalmanız kaçınılmaz olacaktır.

0 yorum:

Freelance Çalışılabilecek 7 Tavsiye İş Alanı



 Freelance; baskı altında ve belirli saatlerde çalışma zorundalığını sevmeyen kişiler için biçilmiş kaptan. Evde kahveni alıp  bilgisayar başına oturup çalışmayı kim istemez ki? Aslında freelance uzaktan kolay gibi görünen içine girildiğinde ise ben böyle hayal etmemiştim dedirtebilir birçok kişiye ancak bu konuyu bir sonraki yazımda anlatacağım. Eğer siz de freelance olarak çalışabileceğine inanıyorsanız belki de aşağıdan size uygun olanı bulabilirsiniz.
1)Makale yazarlığı

 Makale sektörü belki de hiçbir zaman tükenmeyecek bir alandır. Her sitenin ziyaretçilerine bir konuyu aktarması için makaleye ihtiyacı vardır. Birçok forum sitesinden kendinizi tanıtıp iş teklifleri alabilirsiniz ya da kendinize bir site açıp hizmetinizi tanıtabilirsiniz.Ancak birkaç konuya dikkat etmeniz gerekiyor. Bunlardan biri makale yazarlığı yaparken hem ücret konusunda hem kalite konusunda kendinizden ödün vermemeniz gerekir. Eğer kendinizin makale yazma yeteneğine güveniyorsanız ücret olarak standartlar seviyesinde ve kalite olarak çizginizi bozmadan üretmelisiniz. Böylece hem referans olarak hem de iş sürekliliği olarak karşı tarafa güven verirsiniz. 
2)Editörlük



















 Aslında makale yazarlığı ile editörlük benzer alanlar tek farkı editörün birkaç görevi daha üstlenmesidir. Çalıştığınız siteye ve anlaştığınız kriterlere göre göreviniz ve aldığınız ücret değişebilir. Örneğin bir sitenin içeriğiyle ilgilenmesi üzerine anlaşan bir editör içeriklerin girimi fotoğrafların seçimi,etiketlerin girilmesi vb. birçok konuya el atar. Genellikle bir ekip olarak kurulması planlanan proje fikirlerinde referanslarınız sağlamsa kolaylıkla çalışabilirsiniz. Ayrıca makale yazarlığında olduğu gibi forum sitelerinden de hizmetinizi tanıtabilirsiniz.
3)Çeviri


 Dil bilmek her yerde işe yaradığı gibi dijital ortamda da işe yarıyor. Türkiye'nin dil konusunda geride 
kalmış bir ülke olduğunu düşünürsek birçok hatta çoğu kişi işlerinde dil bilen yetenekli kişilere muhtaç olmak zorunda kalıyor. Herhangi bir döküman çevirisinden başka dillerde makale yazarlığına geniş bir alana sahipsiniz.Eğer bu yeteneğinizi pazarlamak isterseniz ücret olarak gerçekten iyi kazanabilirsiniz. Kaç dil bildiğiniz de iş alanınızın sınırlarını belirleyen bir faktör. Örneğin iki dil bilen bir insan yapacağı işleri bitirdiğinde boş vaktinde diğer dillerden çeviri yapamayacağından iş konusunda sınırlı bir alanda hareket etmek zorundadır. Kısaca dil bilmek ve bunu pazarlamak gerçekten sağlam bir iş alanı.
4)Seslendirme


 Animasyondan tutunda reklam filmlerine kadar seslendirme amacıyla güzel sese sahip insanlara sürekli ihtiyaç duyulur. Çünkü bir sesi dijital ortamda belki bir yere kadar düzenleyebilirsin ancak yine de ihtiyaç duyulan o ton ve ses rengini elde etmek hala mümkün değil. Sesinizin renginin güzel veya değişik olması bile size iş alanı yaratabilir. Sürekli güzel ve temiz bir ses rengine ihtiyaç duyulacak diye bir kural yok önemli olan seslendireceğiniz karakterin özelliklerine uygun  can verebilmeniz tek
kural da zaten budur. 
5)Montaj-Kurgu
















 Youtube gibi bir mecranın olması bile zaten bu iş alanının ne kadar geniş olduğunu bize ifade ediyor. Sadece video çekmenin yeterli olmadığını zaten takip ettiğimiz kanallardan da görebiliyoruz. Her videonun arkasında saatlerce süren bir montaj ve kurgu aşaması var bunu neden yeteğine güvenen kişiler yapmasın ki? Video düzenleme programlarına hakimseniz ve kendinize de güveniyorsanız bu işi yapmakta tek eksik yaptığınız işleri tanıtmak ve etkileyici referanslar oluşturmak. 
6)Yazılımcı

















 Yazılım ya da programlama bilmek ya da öğrenmek klişeleşmiş bir halde. Sadece programlama dillerini öğrenip yazılım bildiğini sanan insanlar var. Ancak şöyle bir gerçek var ki programlama dillerine hakim yani tam anlamıyla bilenleri kastediyorum rahatlıkla freelance çalışabilirler. Eğer yazılım biliyorsanız iş alanınız gerçekten fazla birkaç örnekle yeterince açıklanabilir. Örneğin bir girişim fikrine sahip yeterince yazılım bilmeyen insanlar projedeki ekibe sizi de katabilir. Web sitenin tasarım kısmını hazırlayan bir grafiker yine bir yazılımcıya ihtiyaç duyacaktır kodlamayı gerçekleştirmek için bunun gibi birçok örnek var.
7)Grafikerlik













 Grafikerlik freelance işlerin başında geliyor nedeni ise insanların yeterince güzel tasarımlar çıkartması mümkün olmuyor bu sebeple usta grafikerlere işlerini yaptırmayı tercih ediyor. Grafikerlik için yaratıcılık ve insanların ne istediğini anlama gibi yeteneklere sahip olmanız gerekiyor. Ayrıca ekipman ve programlara da ihtiyaç duymanız muhtemel. Aslında uzun dönemdir grafikerler freelance çalışıyor ve oldukça fazla sayıda olduklarından insanların sizleri seçmek için bir sebebi olmalı ki bu sebepte hiç şüphesiz önceki tasarımlarınız. İşinizi pazarlarken yaptığınız örnekleri paylaşmanız işteki profesyonelliğinizi gösterecektir.

2 yorum:

Evinizin Wi-Fi Güvenliğini Sağlamak İçin 5 Öneri



 Wi-Fi gerek kullanım kolaylığı gerek birçok cihazın aynı anda internete bağlanmasına imkan verdiğinden oldukça popüler olan bir teknoloji. Günümüzde mobilden televizyona kadar her şeyi Wi-Fi ile tek bir ağa bağlayabiliyoruz. Peki bu kadar kullanılan bir teknolojinin güvenliğini yeterince önemsiyor musunuz? Davetsiz bir misafirin ağınızda dolaşmadığından emin misiniz? Cevabınız hayırsa aşağıdaki 5 öneriye göz atabilirsiniz.

1)Modem ayarlarına girme zamanı
















 Genellikle internet hizmetini aldıktan sonra pek fazla modem arayüzüne girip dolaşmayı tercih etmeyiz. Modem arayüzüne girmek için kullandığınız şifreyi değiştirmeniz alacağınız önemli bir önlem zira arayüze ulaşan bir misafir ciddi anlamda sizi zarara uğratabilir. Bu arayüze ulaştığınızda ağınızı kullanan kişileri kontrol edebilirsiniz. Ayrıca modeminiz için yayınlanan güncellemeleri kontrol edin nedeni ise bu güncellemelerin güvenlik açıklarını kapatmak için yayınlanması.

2)Wi-Fi şifresini kaç kişiyle paylaştınız?

 Eve gelen akrabadan tut arkadaşlara kadar Wi-Fi şifrenizi vermiş olabilirsiniz. Bu konuda çemberin  etki alanını daraltmak hatta sıfırlamak için yapacağınız tek şey basit olsa bile kendinize yeni bir şifre oluşturmak. Düzenli aralıklarla bu şifre değiştirme alışkanlığını edinmeniz güvenlik konusunda sorun yaşamanızı engelleyecektir.


3)Görünmeyen şeye kim ulaşabilir?

Wi-Fi ağınızın herkes tarafından görülür olması sizi davetsiz misafirlerin hedefi durumuna sokabilir. Bu durumda yapmanız gereken görünmez olmak kendiniz değil tabi ki ağınızı görünmez yapmanız. Bunun için modem arayüzünde kablosuz sekmesinden görünürlüğü gizle ayarına ulaşmanız gerekiyor. Ve artık hedef değilsiniz.

4)İşinizi güvenlik yazılımlarına devredin

Eğer güvenliğinizden şüphe ediyorsanız güçlü bir güvenlik yazılımı edinebilirsiniz. Ücretli veya ücretsiz olması size kalmış. Ama yine de sizin de biraz farkında olmanız lazım nasıl olsa yazılım var diye hiç bir şey yapmaz iseniz birkaç davetsiz misafir sizi ziyaret edebilir.

5)Kablolu internet görev başına

















Eğer tek ve kesin bir çözüm istiyorsanız kablolu internete geçin içinizi kemiren şüphelerden kurtulun. Ancak bu yöntem sadece bilgisayarda geçerli olduğundan ne kadar güvenli olsada ilkel bir çözüm.

0 yorum:

SEO Bilmeden Yükselmek Mümkün Mü?

 
 SEO kısaca sitelerin bulunurluğunu ve sırasını yükselten bilinçli taktiklerdir. Blog hayatına yeni başlayan kişiler genellikle birkaç yazı yazar ancak yazılarının genelde çok alt sıralarda çıktığını görür ve emeklerinin boşa gittiğini düşünebilir yani en azından ben böyle düşünmüştüm. Sonra bir arayış içine girer ve SEO ile tanışır. Bu tekniklere kafasını yormaya başlar ve yazının insanlara ne vermesi gerektiğinden çok  tekniklerim uygun mu kafasına ulaşır. Aslında bu kadar aşırı ilgiye gerek yok, benim fikrim; google eğer kullanıcıların yararına yazıları onlara ulaştırmayı hedefliyorsa biz de yararlı ya da insanları ilgilendiren yazıları onlar için yazıyorsak sadece beklemeyi öğrenmeliyiz. Ve bu arada başlıktaki sorunun cevabı da evet olacak ancak bu cevap beklemeyi becerebilen bloggerlar için geçerli.



 Çeşitli  firmaların sitelerine baktığımızda aslında google sürekli kendini geliştirdiğinden ve akıllıca algoritmalar kullandığından sizin yapmanız gereken tek şeyin insanların istediği şeyi onlara vermeniz gerektiği sonucuna ulaşıyoruz. Yapmanız gereken sadece özgün yazdığınız yazıları paylaşmak ve indexlenmesini beklemek. Ama burdaki beklemeden kasıt bayağı bi beklemek çünkü biz SEO ile ilgilenmiyoruz ya da ilgileniyorsak bile birkaç küçük teknik kullanıyoruz. Benim daha önceden edindiğim blog tecrübelerime dayanarak bir özet geçmem gerekirse. Yazınızı tamamen özgün ve akıcı bir dille yazın ve bekleyin inanın ki blogunuz yavaş ta olsa yükselmeye ve büyüyecek. Ha illa SEO uygulamak isterseniz birkaç aşırıya kaçmayan teknik verebilirim.

  •  Yazılarınız tamamen özgün ve akıcı olsun. Yazının içeriğinde rakiplerinizi iyi analiz edin.
  •  Blogunuzu kurduktan sonra gerekli SEO ayarlarını yapın bunlar bir kere yapıldıktan sonra devam eder bir daha uğraşmanıza gerek kalmaz.
  •  Yazılarına çarpıcı ve ilginç başlıklar koyun. Mesela bir başlıkta teknikler demek yerine en iyi 5 teknik demeniz kalitenizi arttırır.
  •  Etiketlerinizi ortalama 4-5 adet girmeniz ve konuyu özetlemelerine dikkat etmeniz yeterli. Ayrıca fazla etiket kullandığınızda sandbox denilen olayın başınıza gelmesi muhtemel.
  •  Resimlerinize de etiket girmeyi unutmayın çünkü onlarda yazınızın bir bölümü.

0 yorum:

Asus Zenfone 2 Laser Detaylı İnceleme

  Asus Zenfone 2 Laser Detaylı İnceleme

 Asus, bilgisayar piyasasında boy gösteren bir firma olarak bilinmesine rağmen günümüzde hatta son 3-4 yıldır telefon sektöründe de adından söz ettiriyor. Telefonlarında tasarım ve mühendisliği güzel bir şekilde kullanıldığından ve fiyatının uygunluğundan dolayı benim telefon tercihim Asus Zenfone 2 Laser 5 inç yönünde oldu. Hala alacak veya almayı düşünenler varsa onlara fikir vermesi açısından detaylıca inceleyeceğiz.

 Tasarım ve Renk

 Telefonun diğer tasarımlardan en büyük farkı ses tuşunun arka kamera altına alınmış olması. Böylece yan tarafları tamamen düz olan bir şekle sahip. Alt tarafta şarj girişi üst tarafta  kulaklık girişiyle birlikte açma kapama tuşu yer alıyor. Ekrana geldiğimizde kapasitif tuşlar alt kısımda yer alıyor üst tarafta ise bir adet  ön kameraya yer verilmiş ancak kameranın neredeyse sağ tarafa yapışmış olması fotoğraf çekerken birkaç sorun çıkartabilir. Arka tarafta bir adet arka kamera yan taraflarında ise karşılıklı olarak flaş ve lazer sensörü,hemen altında ses tuşu ve asus yazısı yer bulunuyor. Arka kapak ve renk konusuna değinirsek kesinlikle siyah ya da kırmızı rengi tavsiye ederim nedeni ise arka kapağın aşırı derecede parmak izini göstermesi neredeyse her dokunduğunuzda parmak iziniz kalıyor. Kırmızı renk ise biraz daha kendini farkettirdiğinden alınabilir. Son olarak tasarım olarak bir ödül aldığını da eklemek istiyorum.

 Performans

 Asus Zenfone 2 Laser performans olarak çok yüksek şeyler vaat etmiyor ama işinizi de görüyor. Online oyunlarda kafa topu,hay day vb. hiç sorun yaşamadım ancak kullanımdan sonra ısınma biraz fazla oluyor ayrıca oyun oynarken şarjının su gibi aktığını görebilirsiniz hayal görmüyorsunuz gerçekten hızlı tükeniyor şarjı (5 inç için konuşuyorum tabiki).Eğer alacağınız telefonda oyun oynamak amacıyla hareket ediyorsanız bence ikinci planda düşünmelisiniz bu telefonu.Oynar mısınız tabiki oynarsınız ancak gereksiz yere telefonu zorlarsınız.

 Kamera

 Aslında telefonun tasarımından yazılımına kadar sadece kameraya önem verilmiş benim düşüncem. Arka kamera lazer odaklamaya sahip ve zaten telefonun öne çıktığı tarafta bu. Telefon gerçekten hızlı odaklıyor ekrana dokunduğunuz an odaklanmış oluyor. Kamera kendi içinde bir çok çekim moduna sahip bunlardan bazıları gif animasyon,panorama,zaman atlama,akıllı kaldır gibi. Ayrıca ışığın yetersiz kaldığı ortam ve durumlarda sağ alt köşede baykuş simgesi çıkıyor bu aslında gece modu gibi bir özellik pixelleri birleştirerek daha fazla ışık almayı sağlıyor böylece işinizi görüyor geceleri. Peki flaş kullansak niye uğraşıyoruz derseniz flaş bazı yerlerde aşırı parlamaya neden olacağından karmaşık bir fotoğraf olmasına sebep olucaktır. Gece modu ise fotoğrafın her yerine eşit ışık dağılımı sağlıyor.Aşağıda örnekleri bulabilirsiniz.




Şarj ve 5"-5.5" inç seçimi

 Aslında iki konuyu bir araya aldım çünkü seçim yaparken boyutların arasında tek fark ekran büyüklüğü ve batarya kapasitesi. Ben 5"inç modeline sahibim gerçekten şarjın çok çabuk bittiğini farkediyorum peki neden 5.5" inç almadın derseniz  internetteki yorumlara baktığımda bu modelde çoğunluğun çeşitli arızalarla karşılaştığını gördüm nedeni ise asusun kullanılmış ürünleri piyasaya sürmüş olması daha sonradan bunlar garanti kapsamına alındığını duyursalar da güvenim biraz sarsıldı. Bu olayın 5" inç modelinde seyrek rastlandığından ben de bu modele karar verdim. Şu anlık bir soruna sahip değilim. Sorularınızı yorumlardan sorabilirsiniz.


1 yorum: